Sevgili, sevda saatleridir bunlar, uğruna can teslim edilmez ama. Otomatik bir saatin tıkırtısında anımsıyorum sevda saatlerini, neredeler? Zihnimde yaşadığımız anların nasıl bir rüya olduğu yok; ellerimin boynunda olduğu bir cumartesidir belki, yarın olmaz ki benzer! Yahut kollarında uyandığım bir pazardır, yarın olmaz ki! Yine bu günlerden biriyle lanetlendim sevgili, hatıralarımızı anımsamak ne zordur köhne zihnime. Ne yapılmalı bilmem, bilinmez! Ki mecalim de yoktur; bana bir sebep ver sevgili, yokluğunla kendimi terbiye etmem için. Kendimi bulduğum varlığındaki ruhumun şifası bircumartesi yahut pazar serzenişlerini anımsayıp yazabilmem için, her cumartesiyi ve pazarı bekleyecek sükûna ve ateşten gömlek giydiren buselerine tapınmalıymışçasına!
Bir Cumartesi yahut Pazar Sabahı Serzenişidir Ruhun Şifası
27.02.2026-28.02.2026
12.04.2026-13.04.2026 ve 09.05.2026-10.05.2026
Yine uyuduğun bir sabah, özür dilerim sevgilim; seni seyretmem lazımdı, sükûn halindeyken seni sevmem lazımdı! ve sana yine uyumadığımı söylediğim başka bir sabah, benimle uyumayacağını söyleyecek misin uykuya kendimi teslim etmem için? Uykunun değil senin tesirine boyun eğmem lazımdı, sevdaya dahil ayrılığın ardından sadece kokunun tesirini anımsayacak kadar ruhunu içmem lazımdı! zaman akıp gidiyor, tıpkı hiç yaşanmayacakmışçasına; tıpkı senin kollarında bir daha gün ışığını göremeyecekmişçesine! Kollarında ağlıyorum için için, görüyorsun bu sefer. Vazgeçilir gibi değil, gözlerimin infilak ettiği dakikalarda gözyaşlarıma kondurduğun öpücükler! Karşımızda çok güzel bir sabah vardı halbuki, kuşların öttüğü ve insanların koşuya çıktığı türden bir sabah. Öyle bir geçmiş ki zaman; geçmişi, şu anı ve geleceği anımsayıp ağlamaya devam ettiğimin bilincinde değildim hâlâ. Gittiğinde bir anda 6 yaşında bir çocuk olmuştum, insanın da ruhu böyle işte! İki kelam etmeye çalıştığında seni itecek türdenmiş meğer ama beni anlamıştın, benden önce beni düşünüyordun. İnsanın da aşkı böyle!
ve en sonunda dakikalar öyle bir geçer; cumartesi biter, gelmeyecekmişçesine terk eder, bütün bu gecelerimizin ardından sadece zihnimde emarelerin kalır, ruhumu sattığım geceler kaybolup bilinçaltımın derinliklerine yuva kurdu, bir daha pek zor hatırlanmamak üzere. Yine anarım, yine gözlerim dolar. Senden ayrı olmaz derim, teklifini beklemeye koyulurum. Yetmiyor sevgilim, serzenişler de kollarında olduğum dakikalar da yetmiyor!
O siyeh-nûr çeşm-i berk-efşân

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder